Çocuk işçi

Yol döşemesi

Mahalle Yeni Oluşmaya Başlıyor!

Mahalle yeni yeni oluşuyordu. Arsa kavgalarından çok, yol kavgaları meşhurdu o dönemde — “şimdiki gibi yol verme kavgası değil, benim arsamdan yol için yer alamazsın” kavgasıydı.

Her gün bir olay çıkardı.
Evlerde gaz lambaları ya da “lüks” vardı. Gerçekten de lükstü, çünkü gazyağı her yerde bulunurdu. Bakkallarda tenekeyle satılırdı. Köşe başı birkaç bakkal dükkânı, kahvehane — “kıraathane” adıyla bilinirlerdi — kumar oynanan yerlerdi.

Yeni yerleşim yerlerinin kaderi gibiydi bu: “varoşlar” genellikle kumarhaneleriyle tanınırdı.

Eski yerleşimlerden gelen, biraz daha parası olanlar hemen saygı görürdü. Karakter aranmazdı; yeter ki cebin dolu olsun.
Paran yoksa saygı da yoktu — ama yine de saygıyı kaybetmiş sayılmazdın.
Mahalle hâlâ büyüyordu.

Sanayi Mahallesi’nin girişi o zamanlar Büyükdere Caddesi’nden başlardı; başka girişi yoktu.
Mahallenin sınırından Maslak ve şimdi Vadi İstanbul olan bölge, bizim “Cendere” dediğimiz yere kadar uzanırdı. Daha ilerisi askeriyeye aitti.

Sipahilerin at bindiği alanlar, çam ağaçlarıyla dolu yeşil bir bölgeydi.
Şimdiki TEM otoyolunun kavşağı olan yerlerde o zamanlar halk piknik yapardı.

Benim yaşım yetmezdi ama bilirim:
Oto sanayide çalışan ustalar akşam olunca mahalledeki kıraathanelerde kumar oynar, sonra da büyük oyun masaları olan sanayi içindeki “özel” yerlere geçerlerdi.
Her zaman bir “challenge” vardı — görünürde rakibe karşı, aslında kendi kaderlerine.

Kazanan da kaybeden de geceyi çoğu zaman aynı pavyonda bitirirdi.
Oralar hep son duraktı.
Şimdilik fazla uzatmayayım — pavyonları bir kenara koyalım. Ben hâlâ çocuktum çünkü. (!)


Babam Muhtar Olduktan Sonra

Babam muhtar olduktan sonra birkaç birikimiyle Kuledibinde ki plastik atölyesinin akıbetini unutup dozer kiraladı.
Evlerin arasına sokarak yollar açtırdı.
Sonra da bu yollara, mahallenin sözde “ileri gelenleriyle A harfiyle başlayan isimler verdiler.

Bu ileri gelenler kimdi derseniz:
Sabah evden çıkıp akşama kadar kahvede oturan, önüne gelen her şeye “he he, tamam” diyen adamlardı…

Kahvehane
Bu görsel google den kimliklerde çıktığına göre basılmışlar 🙂

Burada Otobüsü Atlamayalım

Bir de bu hikâyesini dinleyelim:

Babam, yeni kurulan mahallemizin ilk muhtarıydı.
Devlet daireleriyle arası iyiydi, ama daha da önemlisi, halkın içinde gerçek bir temsilciydi.
Elektrik, su, yol gibi ihtiyaçlar için durmadan koştu, kapı kapı gezdi.

Bugün hâlâ, o eski güzel işleri hatırlayan birkaç komşudan duyarım:

“Senin baban getirmişti bu hizmeti buralara…”

Devamını Oku

Yorum bırakın

Scroll to Top