Sohbetler ve Sınırlar
Dükkânda fazla bir değişiklik olmaz. Gelen farklı karakterlerle bazen sohbet ederiz.
Ama çoğu kişi beni soğuk bulur. Çünkü bu sohbetler genelde:
• Siyaset,
• Futbol…
Ve başka yöne pek sapmaz. Ben de açıkçası bu yüzden onlardan uzak kalmayı tercih ederim.
Aile İçi Çelişkiler!
İlk girdiğim sene sigara içiyordum. Yan tarafta amcam vardı; herkes ona saygıyla yaklaşırdı. Çok insana yardımcı olmuşluğu vardı; ben hariç.
Aynacılar Caddesi’nde, han içinde ve başka hanlarda birçok dükkanları vardı. O zamanlar ben taksicilik de yaptım, kahvecilik de. Hiçbirinden utanmam, gocunmam; hepsinin hakkını verdim.
Kapıda sigara yakarım, kahveye çıkarım. Eşek kadar adam olmuşum ama babamın yanında içerim; babam “sigara ile saygı olmaz” derdi hep.
Amcamın yanında abim içmez, dayımlar da içmez; ama onun oğlu içer.
Bunun torununu gördüm, küpe takmış. Bir zaman sonra benim biraderin çocuğu da küpe takmış. Şimdi bana gün doğdu.
Kendi çocuklarına bir şey diyemeyenler, saygı gösteriyoruz diye bize her şeyi söylemeyi kendilerine hak görüyorlar.
Sabah tramvaydan inince Çemberlitaş’ın karşısındaki eczaneye girdim, sol kulağımı deldirdim. Standart küpe taktılar; sonra gidip bir tane pırlanta tek taş yaptırdım. Bir zaman sonra onu takacağım ama niyetim, biri bana “neden?” diye sorsun.
Kendileri çok dindarlar. Başkalarının yaptıkları hep yanlış, kendi yaptıkları doğru.
Artık sigarayı yaktığımda sırtımı dönüp diğer tarafa bakıyorum. Küpeyi de fark ettiğini sanıyorum; hep gözlediğine göre.
Benim biraderde de tık yok, hiç yorum yok. Demek fazla saygı göstermeye gerek yokmuş. Hak ettiklerinden fazla bünyeye zarar veriyormuş.
Dönemin Tatları
1981 ve öncesinde bazı tatlardan bahsetmek istiyorum.
Onur Han, Çemberlitaş’ta, Vezir hanın yan sokağında, meydana çok yakın. Vezir hanın karşı tarafı otopark ve yanında Atik Ali Paşa Camisi var.
Vezir han tarafında yan yana dükkanlar var: turistlik eşya satan dükkân, deri çanta ve cüzdan mağazası, Çemberlitaş Turşucusu, sabahları kahvaltılık satan salaş bir dükkân, ileride berber, hamam, eczane ile devam edip Sultanahmet’e doğru dönmeye başlıyor.
Çemberlitaş Turşucusu çok güzel bir dükkândı. Turşular çok güzel süslenmiş, şişelenmişti; turistler merakla tadardı.
O zamanlar 16 yaşlarındayken turşu suyu içmeye girerdim. Büyük musluklu cam sürahiden verirdi.
Akılda kalan bardakla içilen turşu suyu ve onun mazisi…
İlk kapanan dükkân da o oldu.
